16 Ocak 2011 Pazar

Otostop - Autostop - Hitchhiking

İlk olarak lise 2'de yan sitede oturan arkadaşımın hadi bugün okula otostop ile gidelim demesiyle başladı otostop maceram. O günden sonra neredeyse hergün okula otostop ile gitmeye başladık. Zaten bir süre sonra artık bizim araçlara el kaldırmamıza gerek kalmıyordu, bizi sürekli alan üç-beş farklı araba bazen bizi bekler olmuştu :) Olay otostopçuluktan çıkmıştı yani.

Daha sonraları sadece zorunluluktan bir süre otostop yaptım yani gitmek istediğim yere araç kalmamış veya herhangi bir toplu taşıma yok ise kullandım bu yöntemi.

Yaklaşık 3 yıl önce yine böyle bir durumda kalmıştım. Ramazan bayramında Niğde Aladağlarda gerçekleştirilen bir dağ faaliyeti sonrası eve dönmenin yollarını arıyordum. Saat 17:00 yi geçmişti, Çukurbağdan kalkan son pozantı arabasını kaçırmıştım. İki seçeneğim vardı ya faaliyete devam eden arkadaşlarımın yanına dönüp bir gece daha kalacaktım ya da otostop yapacaktım.


Açıkçası geri dönmek otostoptan daha zor geldiğinden köyün çıkışındaki petrole gidip önünden otostopa başladım. Bayram olmasından mı yoksa akşam olmasından mı bilemiyorum o kısacık mesafeyi (yani tek bir araçla muhtemelen 2 saat) yaklaşık 4 saatte ve 5 ayrı araç ile aldım. Her araç beni bir sonraki köye bıraktı. O kısacık yolda bile inanılmaz keyif aldım bu işten. En kısa zamanda tekrar denemem gerek diye düşündüm. Ama malesefki tekrar denemem 3 yıl sonrasını buldu :)

Ve son ama en güzel tecrübem geçen aylarda Fransa-İspanya-Belçika topraklarında gerçekleşti.

Ama özellikle Fransa. Otostop'un bu kadar yaygın olduğu bir ülkede otostop yapmak çok keyifliydi. Kötü yanı bir çok yolun otoban olması ve otostop yapılacak yerlerin kısıtlı olmasıydı.

Daha önceki yazılardan birinde bahsetmiştim. İtalyadan toplu taşıma tarzı bir araç ile Fransaya geçmiştik. Burak ile beraberdik. Küçük bir fransız kasabasıydı. Aslında şansımız oldukça düşüktü zira hem hava kararıyor hem de kara kuru :P iki erkektik. Ona rağmen daha yarım saat geçmeden küçük bir araç durdu ve yola koyulduk. Üstelik istediğimiz şehire doğrudan gidebilme şansı yakaladık. Yetmedi bu arkadaş bizi evinde 3 gün ağırladı.

Daha sonra Burak'la geçici olarak yollarımızı ayırdık. Ben güneye gitmeye karar verdim. Acemice otostopa başladım. Şehrin çıkışında otoban bağlantısında bir yerde otostop yaptım. 3 ayrı araç ile günü kapattım.

Ertesi gün ise şans eseri Fransanın kaşar otostopçularından birinden biri iki ipucu aldım ve yola devam ettim. Neyse gerisi önceki yazılarda mevcut.

Sonuçta az çok tecrübe edindim. Öğrendiğim bir iki şeyi buradan yazayım, hem ben unutmayayım, hemde o taraflarda otostop yapmak isteyen olursa işine yarar. (Bloglar da bunun için değil mi zaten)

  • Fransada kısa zamanda uzun mesafe katetmek için en kolay yol otoban gişeleri. Sanırım bu dünyanın heryerinde aynı. Nedeni araçların uzun yollar için genelde otoban tercih etmesi. Ve ayrıca gişelerde zaten durduklarından iletişim kurmanızın kolay olması.
  • Genelde yanımda karton vardı ve gideceğim yer yazıyordu. Ancak Lyon'dan itibaren Barcelona yazısı tutmak saçma olur tabi. Makul bir mesafe yazmak gerek. :) Ben genelde bir sonraki kasaba veya şehri yazıyordum. Genelde işe yaradı.
  • Bazı yerlerde çok bekledim. Bazı duran araçlara binmedim nedeni bir sonraki gişelere bırakabilirim demeleriydi. Bunun sebebi internette okuduğum gideceğiniz yere kadar araç bulabileceğiniz bir noktada iseniz her araca binmeyin gibi şeyler okumamdı ancak sanırım bulunduğum yeri yanlış değerlendirmem veya internette yazılanların öznelliğinden kaynaklı olsa gerek pek işe yaramadı. :) Mesela bir noktada yaklaşık 2 saat bekledim, ilk yarım saatte seni şuraya bırakabilirm teklifini reddetmiştim ancak 2 saat sonunda aynı noktaya götürülmeyi kabul ettim. :) Sanırım tecrübe bu tarz durumlarda iş yarıyor.
  • Yine başka bir noktada aynı durumla karşılaştım gereksiz bir araca binip saçma sapan bir yerde bırakılıp, polisten azar işitip, donuma kadar ıslanıp birde geceyi sokakta geçirmiştim.
  • Fransa için konuşuyorum ancak birçok ülke içinde geçerlidir sanırım, otoban gişelerini gösteren bir karayolları haritası çok işe yarar. En azından bir karayolları haritası :) (Ülkenin dilini konuşamıyorsanız özellikle gerekli) Sadece son günümde bir CS hostumun verdiği haritam vardı. Onun dışında genelde bodoslama gidiyordum. Nereye gittiğimi bilmeden. Sadece gideceğim noktaya yakınmı diye soruyor, yakın diyenlerin aracına biniyordum. :P
  • Bu arada fransada otoban gişelerine "Peage" deniyor. Tabelama da fransızca lütfen anlamına gelen S.V.P. yazıyorum. Bir kaç araçtan aldığım güzel tepkiler faydalı olduğunu kanıtladı.
  • Benzinliklerden hiç araç bulamadım. Herkes bu noktalar için "good spot" felan yazmış ancak hiç başaramadım. Acemiliğim olsa gerek :) Bilen varsa yazsın nasıl yapılıyor diye.
  • Bilindiği üzere büyük şehirlerden çıkış gerçekten zor. Özellikle otostopun zor olduğu İspanyada Barcelonadan çıkamayarak bunu kendimce kanıtladım. :) Bu tarz yerlerde hitchwiki web sitesinden uygun noktaları tercih edebilirsiniz. Ancak yorumun yapıldığı yıla dikkat edin benim düştüğüm duruma düşmeyin :)
  • Büyük şehirlerden bir başka çıkış yolu da toplu taşıma ile yakın bir kasabaya gidip oradan otostopa başlamak olabilir.
  • Burakla beraber otostop yaptığımız sırada gördüğüm kadarı ile, iki erkek olmak işi zora sokuyor, bu yüzden genelde ayrılarak otostop yapıyor, birimize araç durunca arkadaşımı da alabilir miyiz deyip öyle biniyorduk. Daha fazla işe yaradığını düşünüyorum.
  • Görüntü önemli, bunda sanırım herkes hemfikirdir. Göz teması ve gülümseme gerek. Güneş gözlüğü takmamalı. Almasalar bile gülümseyerek selam vermeli :)
  • Gördüğüm kadarı ile köy-kasaba yollarında otostop hem çok keyifli hemde insanların tutumu daha olumlu.
  • Birde otostop yaparken uyku tulumu ve bir çadır olsa fena olmazdı sanırım :) Bu yüzden iki kere fena bir soğukta telefon kulübelerinde uyumak zorunda kalmıştım.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Vizeler, finaller derken yazmayalı 1 ayı geçmiş. okul sınav vs gibi sorumluluk ve dertlerden kurtulmama az kaldı. Zaman sınırlaması olmadan gezmek günleri yakındır. :) (Son yıl) Artık gezme planlarından daha fazla konuşmam gerek. Neden mi? Yakın zamanda keşfettiğim bir arkadaşın blogunda şöyle bir alıntı vardı

Belki de gelecekte yapacağım şeyler için o kadar büyük konuşmuş olmalıyım ki arkadaşlarım bu konuda benimle dalga geçmeye başladılar. Sonunda bu bu konuda bir şey yapmak zorundaydım- en azında sadece yüzümü kara çıkarmamak için! (Heinz Stucke)
Şu sitelere de bir göz atınız:

http://www.digihitch.com/
http://hitchwiki.org/
http://yolda.org/blog/otostop-yapmak-icin-5-en-iyi-yer.html
http://yolda.org/blog/otostop-yapmanin-incelikleri.html

Son Not:
Bu arada blogumu okumak size keyif veriyorsa bir de yolda.org'u okuyun keyfinizi kat kat arttırın.

1 Yorum:

Ümit Orhan dedi ki...

Çok güzel yazı olmuş. :) Heinz Stucke nin bu sözü gerçekten en favori alıntılarımdan birisi. Herşeyi kısaca çok iyi açıklayan çok etkili bir söz.
Sanırım önemli olan bir yolunu bulup Heinz gibi, ya da bir başkası gibi uzun süre sürdürülebilir şekilde yolda olabilmenin bir yolunu bulmak. :) Malum sıradan bir turist gibi gezmek için bir servet gerekiyor.[Bunun yanında, sıradan bir turist gibi seyahat etmenin, doğaya ve çevreye çok daha fazla zarar verdiğini de unutmamak gerek]
Ah bir odaklanabilsem; tanıdığım, aralıksız +5 yıl çok kısıtlı kaynaklarla uzun yıllar seyahat etmiş insanların seyahat yöntemlerini paylaşacağım. Ama asıl işimizi unutmamak gerek. Sosyal medya, blog vs her ne kadar paylaşım için önemli olsa da asıl amaç seyahat etmek; başka ülkeleri, başka insanları, en öenmlisi kendimizi keşfetmek; öğrenmek,öğrenmek, öğrenmek... :)
Çok teşekkürler, yolda.org hakkında söylediklerin güzel şeyler için.
yolda.org un bir gün alternatif seyahat yöntemleri üzerine yazılmış birçok şukela bilgi içeren seyahat sitesi olması dileğiyle.
Sevgilerle!
Ümit

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...